Kanal İstanbul güzergahları için adresler belirlendi

1032

Açıklanmış olduğu 2011 yılından itibaren gizemini koruyan Kanal İstanbul güzergahları konusu, Ocak 2018 tarihinde Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapılan açıklama ile netlik kazanıyor. Bu tarihe kadar proje ile ilgili çok fazla spekülasyonlar ve tartışmalar ortaya atılırken, 2011 yılında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından seçim projesi olarak, çılgın proje adıyla sunulmuş olan su yolu güzergahı; Roma döneminden beri tartışılan ve zaman zaman gündeme getirilen ancak maliyetinden ve iş gücü zorluğundan dolayı vazgeçilen bir proje olarak biliniyor. Ulaştırma Bakanı’nın yapmış olduğu açıklama ile birlikte güzergahlar dahil Kanal İstanbul projesinin bitirilmesi safahatına kadar olan bütün aşamalar belirlenmiş oluyor.

Bir deprem bölgesi olan Marmara’da yükselecek olan Kanal İstanbul projesinin en büyük handikabı  ise zemin ve bölge yapısının sunduğu risk olarak görülürken, deprem sebebiyle oluşabilecek tsunami ihtimallerini de bünyesinde barındıran proje, bu sebeple oldukça hassas kriterler barındırıyor. Ulaştırma Bakanı’nın yapmış olduğu açıklamaya göre, son 25 yılın rüzgar verileri de gün gün incelenerek bilgisayar programlarıyla en iyi güzergah alternatiflerinin belirlendiği belirtiliyor. Ayrıca proje için 5 ayrı güzergahta farklı zemin etütleri yapılması ile birlikte belirlenmiş olan Küçükçekmece-Sazlıdere-Durusu koridoru, Karadeniz ve Marmara Denizi ile dolaylı yoldan Akdeniz’i birbirine bağlarken, proje güzergahının tespit edildiği biliniyor.

Belirlenen bu güzergah, üç ana arteri bünyesinde barındırmakta olup, toplam 45 kilometrelik bir alanı kapsıyor. Ayrıca proje güzergahının içerisinde Halkalı-Kapıkule hattında konvansiyonel bir demiryolu köprüsü de planlanıyor. Bununla beraber bağlantı hatları arasında; Yenikapı, Sefaköy ve Beylikdüzü lokasyonlarını bünyesine alan bir metro geçişi de sağlanırken, böylece projenin tamamlanması ile beraber İstanbul, kendi içerisinde daha küçük ve farklı kentlere bölünmüş oluyor.

Kanal İstanbul güzergahları ve yeni yerleşim alanları

2018 yılının ilk günlerinde belirlenmiş olan Kanal İstanbul güzergahları İstanbul’da iki farklı yarımadanın ve bir adanın oluşmasını da sağlıyor. Çünkü güzergahta bulunan 45 kilometrelik koridor, İstanbul’u adeta üç kısma ayırıyor. Bu sayede; güzergahın doğu kısmında kalan, İstanbul’un Avrupa yakasındaki 19 ilçe bir adanın içerisinde konumlanırken, proje koridorundaki 6 ilçe ise adanın dışında kalıyor. Oluşacak yeni ada ile koridorun batı tarafının ulaşımı, yapılacak olan 6 farklı köprü ile sağlanacak ve an itibariyle hükümet kanadından yapılan açıklamalara göre köprülerden geçişin ücretsiz olacağı belirtiliyor.

Proje güzergahının Avrupa yakasında bulunup, adanın içerisinde kalacak olan ilçeler ise şu şekilde sıralanıyor: Sarıyer, Kâğıthane, Beyoğlu, Şişli, Beşiktaş, Bakırköy, Gaziosmanpaşa, Eyüp, Sultangazi, Esenler, Fatih, Güngören, Bayrampaşa, Zeytinburnu, Bağcılar, Arnavutköy, Başakşehir, Küçükçekmece ve Bahçelievler. Koridorun batı tarafında yani adanın dışında kalacak olan ilçeler ise Çatalca, Esenyurt, Beylikdüzü, Avcılar, Büyükçekmece ve Silivri olarak görülüyor. Böylece İstanbul, koridorun batı tarafında kalıp adaya dahil olmayan ilçeler, koridorun doğu tarafında kalıp adanın içerisinde bulunan 19 ilçe ve karşı tarafta Anadolu Yakası şeklinde 3 farklı lokasyona bölünmüş oluyor. Bu şekilde yeni arterlerin, güzergahların ve istasyonlarının açılması ile beraber ulaşımın da rahatlatılması düşünülüyor.

Kanal İstanbul güzergahları ve gayrimenkul sektörü etkileri

Kanal projesi güzergâhlarının belirlenmesinden sonra özellikle emlak sektöründe büyük bir hareketliliğin yaşandığı da görülüyor. An itibariyle, resmi olmayan rakamlara göre Yeni Şehir adıyla oluşturulacak olan yaşam alanlarında, 30’un üzerinde projenin netlik kazandığı biliniyor. Binlerce yeni konutun, yaşam alanının, alışveriş merkezinin, iş yerinin ve ofisin inşa edileceği projeler; inşaat ve yapı firmalarının da iştahını kabartıyor. Ayrıca güzergahlar üstünde bulunan ilçeler ve lokasyonlarda kıymetlenecek ve değeri çok fazla değişmeyecek bölgeler konusunda da birçok yorum yapılıyor. Özellikle, projenin kanal kısmını gören lokasyonlardaki arsaların değerinin artması bekleniyor. Bununla beraber, henüz proje hayata geçirilmediğinden dolayı ve Yeni Şehir kısmının 2023 yılında bitmesi planlandığı için özellikle geleceğe dönük yatırım olarak düşünülen projelerde fiyat-kar marjları da son derece yüksek tutuluyor.