Anasayfa Emlak ofislerine özel kampanya
Emlak ofislerine özel kampanya

DD Mortgage, Hurriyetemlak.com üyelerinin bir yıllık abonelik ücretini ödüyor.



Hurriyetemlak.com ve DD Mortgage işbirliği Hurriyetemlak.com üyesi emlak ofisleri, müşterilerine DD Mortgage aracılığı ile kullandırdıkları ilk konut finansman kredisi için 1 yıllık ücretsiz hurriyetemlak.com üyeliği kazanıyor.


Kampanyadan nasıl yararlanacaksınız?

Müşterilerinize DD Mortgage'dan kullandırdığınız ilk kredi için 1 yıllık ücretsiz hurriyetemlak.com üyeliği kazanıyorsunuz. Kampanyadan yararlanmak için hurriyetemlak.com aktif üyeliğinizin devam ediyor olması ve sattığınız konutlardan en az biri için DD Mortgage aracılığı ile kredi kullandırmanız yeterli.

DD Mortgage'dan kullandırdığınız kredi onaylandığında Müşteri Hizmetleri aracılığı ile bizi bilgilendirdiğinizde 1 yıllık standart üyelik ücretinizi DD Mortgage sizin adınıza ödüyor.


DD Mortgage kimdir?
DD Mortgage, dünyanın en büyük bankalarından Deutsche Bank ile Türk Özel Sektörünün önde gelen kuruluşu Doğan Grubu tarafından, İpotekli Konut Finansmanı (Mortgage) yasası kapsamında faaliyette bulunmak amacı ile kuruldu. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'ndan (BDDK) alınan lisans ile faaliyetlerine başladı. Uluslararası deneyimi, yenilikçi ürünleri, ileri teknolojisi, güçlü sermaye yapısı ve alanında uzman kadrosu ile Türkiye'nin lider mortgage platformu olmayı hedefliyor.

  DD Mortgage hakkında daha fazla bilgi için tıklayın


Mortgage Hakkında
Mortgage kısaca gayrimenkulun, borç bitene kadar rehin verilmesi yani borç karşılığı ipotek verilmesi şeklinde tanımlanabilir. Sadece konut kredisi olarak değil, aynı zamanda konut finansmanı sistemi olarak da tanımlanabilecek olan Mortgage, bireylere finans kuruluşları tarafından, ipotek karşılığı uzun vadeli konut kredisi verilmesi sırasında sağladığı avantajlarla ön plana çıkar. Sistem sayesinde bireylerin kira öder gibi ev sahibi olmaları amaçlanmakta; bu sayede orta ve düşük gelir gruplarının uzun vadeli kredilendirilmesine olanak sağlanmaktadır. Ülkemizde günümüze kadar uzun vadeli finansman modellerinin hayata geçirilmesini engelleyen yüksek enflasyon ve ekonomideki belirsizlikler gibi nedenlerin ortadan kalkmaya başlaması ve 6 Mart 2007 tarihinde Konut Finansmanı Sistemini Düzenleyen yasanın resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte yeni bir dönemin başladığını belirtebiliriz. Türkiye açısından bu sistemin önemi; uzun vadeli gayrimenkul finansmanı sağlaması, sermaye piyasalarına hareket getirmesi, inşaat sektörüne ivme kazandırması ve dolayısıyla ekonomiye canlılık sağlaması olarak özetlenebilir.

Ülkemizde uzun vadeli konut kredileri ekonomik yaşantımıza yaklaşık 5 yıl kadar önce girmiştir. Bireylerin geçmiş dönemlerde konut sahibi olabilmeleri için gereksinim duydukları finansman ağırlıkla kişisel birikimler ve aile dayanışması ile sağlanmakta, küçük bir kısmı ise finansal sistem tarafından karşılanmakta idi. Uygulanmakta olan istikrar programı ve diğer ekonomik tedbirler sayesinde oluşan olumlu şartlar finansal sistemin konut finansmanı alanına girişini de destekledi.

Özellikle nüfusun gelişmiş ekonomilere kıyasla yüksek olması ve genç nüfusun ağırlığının arttığı ülkemizde, makro ekonomik göstergelerdeki iyileşme sonucunda uzun vadeli konut kredileri de beklenen ilgiyi görmüştür. Olumlu ekonomik koşullara paralel olarak gerek vade, gerek uygun faiz oranlarının sunulması ve gerekse de kredi ürünlerinin çeşitlenmesi ile konut edinme alışkanlığı hızla uzun vadeli konut kredilerine uyum sağlamıştır.

Konut kredilerinin Gayrisafi Yurtici Hasilaya (GSYIH) oranı 2001 yılında %0,3 iken, 2007 yılı sonunda %5 seviyesine ulaşmıştır. Ancak Mortgage sisteminin uzun yıllardır varolduğu ülkelerde, örneğin Avrupa Birliği ülkelerinde bu oran ortalamada %49'u bulmaktadır. Türkiye konut piyasası ciddi büyüme potansiyeline sahip olup, beraberinde inşaat sektörü ve kredi kuruluşları açısından da giderek artan bir gelişme gösterecektir. Bu pazar yerli ve yabancı yatırımcıların Türkiye'ye olan ilgisini her geçen gün artıracaktır.

2001 yılında 459 milyon TL düzeyinde kredi bakiyesine sahip olan konut kredisi piyasasi, 2002 yılında %2, 2003 yılında %90, 2004 yılında %203, 2005 yılında %368, 2006 yılında %79 ve 2007 yılında da %38 oranında büyüyerek 31 milyar TL düzeyine ulaşmıştır. Söz konusu dönem içerisinde kredi kullanan kişi sayısı da hızla yükselmiştir. Faiz oranlarındaki düşüşe paralel olarak ortalama kredi büyüklüğü de yükselmiştir. 2001 yılında %100 seviyesinde bulunan faiz oranları uygulanan istikrar politikası paralelinde 2006 yılında %13,50'ye kadar düşmüş, yurtdışı piyasalarda meydana gelen dalgalanmaların etkisi ile tekrar yükseliş eğilimine girerek %17,50 seviyesine kadar yükselmiştir. 2007 yılı sonu itibari ile %15,75 seviyesindedir.

Konut finansmanında diğer önemli bir bileşenin ise konut ihtiyacı ile konut arzı arasındaki ilişki olduğunu belirtmeliyiz. Ülkemizde, en büyük sekiz ilde ev sahiplilik oranının %60'ın üzerinde olduğu bilinmektedir. Her ne kadar gelişmiş ekonomilere yakın bir oran olsa da şehirlerde yapılaşmanın %45 imarlı, %55 ise kaçak olması, mevcut konut stoğunun yaşam standartları açısından taşıdığı özellikler ve deprem riskine karşı dayanıklılık dikkat edilmesi gereken noktalar olarak karşımıza çıkmaktadır. Mevcut konut stoğunun kalite itibari ile yenilenme ihtiyacı, kiracı olarak yaşayanların ev sahibi olma arzusu ve artan nüfus konut kredileri gelişimi için büyük bir potansiyel oluşturmaktadır. Söz konusu olan talep karşısında hem özel sektör hem de başta TOKİ olmak üzere kamu birlikte yapı üretiminde önemli miktarda atılım yapmaktadırlar.

Yukarıda sayılmış olan gerekçeler dikkate alındığında, önümüzdeki on yıl boyunca yıllık 600 ile 800 bin arasında yeni konuta ihtiyacımız olacağı öngörülmektedir. 2007 yılı Mart ayı itibariyle İpotekli Konut Finansmanı (Mortgage) Yasası'nın TBMM'den geçmesiyle ipotekli konut kredilerinin çerçevesi netleştirilmiş, bankaların yanı sıra tüketici finansman şirketlerinin de bu alanda faaliyette bulunabilmelerine olanak sağlayacak yeni düzenlemeler gerçekleştirilmiştir.

Yeni yasa konut kredilerinin menkul kıymetleştirilebilmesine olanak sağlayarak finansal piyasalara derinlik kazandırabilecek ve kredi veren kuruluşların uygun koşullarda kaynak sağlayarak bireylerin daha uzun vadeli borçlanarak konut sahibi olabilmelerine olanak sağlayabilecektir.

Büyüme hedeflerinin tutturulmasının yanı sıra, benzer şekilde enflasyon hedeflerinin de yakalanarak, %5 seviyelerine inmesi halinde konut kredilerinin GSYIH'a oranının 2012 yılında %12 -%15 arasında bir seviyeye gelmesi beklenmektedir.

Diğer taraftan, ilgili kanunun tüketiciler için getirdiği önemli değişiklikler ise, tüketicilerin değişken faizle de kredi kullanabilme olanağı ile vergi avantajıdır. Konut edinmek için alınan kredilerde ya da sahip olunan konutun teminat olarak verilerek kullanılan kredilerde BSMV istisnası getirilmiş bulunmaktadır. Önümüzdeki dönemlerde ekonomik koşullar ve ihtiyaçlara paralel olarak mevcut mevzuatın yeni düzenlemelerle zenginleşeceği ve nitelikli konut edinmenin daha da kolaylaşacağını öngörmekteyiz.